TÜRKİYE’NİN YOL HARİTASI

TÜRKİYE’NİN YOL HARİTASI

TÜRKİYE’NİN YOL HARİTASI

Türkiye Gerçeği, ikinci toplantısını 12 Temmuz 2020 tarihinde İzmir Karşıyaka’da gerçekleştirmiş ve aşağıdaki kararları almıştır.

ABD’NİN RAND PLANI

Rand, Avrasya’yı ve Türkiye’yi düşman kuvvetleri olarak saptıyor. Stratejiyi buna göre oluşturuyor.

Rand, Türkiye ile ilişkilerin eskisi gibi sürdürülemeyeceğini ortaya koyuyor.  Türkiye’nin süreç içinde Atlantik’ten uzaklaşarak Avrasya’ya yakınlaşacağını saptıyor.

Genel olarak raporda, Türkiye’nin iç ve dış sorunlarla boğuşmaya devam etmesi,  ekonomik olarak çökertilmesi, en azından zayıf konumunu sürdürmesi hedefleniyor.

CHP’nin başını çektiği muhalefet cephesi, Rand’in madde madde sıraladığı hedeflere uygun hareket ediyor.

İktidarın Konumu

AKP iktidarı iç ve dış siyasette tutarlı politikalara sahip değil. Irak, Suriye ve Libya’da farklı farklı politikalar izliyor. Buralarda ABD ile birlikte çalışmaya başladı ve Rusya’yı karşısına aldı. (2)

Savunma sanayinde ABD şirketleri ile ‘MAS’ ortaklığı başlattı. (3)

Borçlanma ekonomisinde ısrar ediyor. Türkiye’yi tehdit eden Trump’ı müttefik olarak görüyor ve ABD seçimlerine taraf oluyor.

Siyasal İslamcılık saplantılarını ısrarla sürdürüyor. Dost olmamız gereken Suriye ve Mısır’a düşman oluyor.

Ne pahasına olursa olsun iktidarda kalmayı hedefliyor. Bunun için de halka karşı -yargı dahil – çeşitli sindirme ve tehdit yollarına başvuruyor.

S-400’lerle ilgili yaşanan belirsizlik, çoklu baro sistemi ve Ayasofya örneklerinde olduğu gibi iktidarın bütün icraatları Amerikancı cepheyi güçlendiriyor.

Olgulardan da anlaşıldığı gibi; AKP iktidarı Atlantik sınırlarının dışına çıkamıyor. Avrasya yakınlaşmasının ise stratejik değil, taktik düzeyde olduğu görülüyor.

Bütün bu gelişmeler aynı zamanda AKP iktidarının miadının dolduğunu gösteriyor.

Muhalefetin Konumu

CHP, İP, SP, DEVA, GP, HDP, PKK ve FETÖ’den oluşan Amerikancı muhalefet cephesi, Atlantik sisteminin koordinatörü görevini kayıtsız şartsız sürdürmeyi hedefliyor. 

Geçtiğimiz Haziran ayında toplantılarını İngiltere’nin başkenti Londra’da yaptılar. Toplantıya yer veren medya haberi yalanlanmadı. (1) Söz konusu habere göre toplantıya FETÖ’yü temsilen  Akın İpek, TÜSİAD adına bir temsilci, Fehmi Koru’nun kardeşi Naci Koru, Demokratik Gençlik Enstitüsü ve PKK’nin Avrupa temsilcisi Kerim Yıldız, FETÖ’nün kurmaylarındanA İsmail Nazlı, CHP adına Cafer Mahiroğlu, Abdullah Gül’ün damadı Mehmet Sarımermer katılmışlardır.

Programları belli; IMF ile masaya oturmak. 40 yıldır uygulanan ve iflâs eden neoliberal politikalara sarılmak.  Makarayı başa sarmak ve AKP’nin başlattığı fakat gelişmeler karşısında tavır almak zorunda kaldığı  FETÖ ve PKK açılımını yeniden başlatmak.

ABD’nin “kara gücüm” dediği  PKK’nin yasal partisi olan HDP ile seçim ittifakını sürdürmek.

FETÖ’cülere kol kanat germek ve onlara af çıkarmak.

Sendika, oda  ve derneklerde; PKK ve FETÖ uzantılarıyla ortak hareket etmek.

Denenmiş ve iflâs etmiş olan bu programın başarı şansı sıfır. Kurulsa bile kısa ömürlü olacaktır. Ne var ki; kısa ömürlü de olsa tehlike büyüktür. O nedenle devrimci, ilerici, sosyalist, vatansever tüm yurttaşlarımızı bu tehlikeye karşı uyarıyoruz. Emek ve vatan düşmanı bu Amerikancı cepheye karşı Türkiye Cephesi’nde örgütlenelim ve mücadele edelim.

Türkiye Cephesi

Görüldüğü gibi; hem iktidarın hem de muhalefetin pratikleri değerlendirildiğinde aralarında pek bir fark yok. Her iki taraf da Atlantik sistemi içindeler ve ABD işbirlikçisi konumundalar. Türkiye Gerçeği olarak Amerikancı cepheye karşı Türkiye cephesini savunuyor ve örgütlüyoruz. Farklı parti ve oluşumlar içine dağılmış olan Türkiye Cephesi güçlerini birleştirmek göreviyle karşı karşıyayız. Sırayla ele alalım.

CHP: Bu partinin içinde birleşebileceğimiz oldukça güçlü tam bağımsızlıkçı ulusalcı bir kesim var. Bu kesim aynı zamanda HDP ile ittifak çizgisine karşılar.

Vatan Partisi :Sosyalist ve ulusalcı kesimin en yoğun bulunduğu parti. Sınıf uzlaşmacılığı ve iktidar destekçiliği nedeniyle dağınıklık yaşıyor. İstifa eden üyeler tepki olarak doğru olmayan partilere yöneliyorlar. Atıl durumda kalanlar ise çoğunlukta. Örgütlülük bilincine sahip en güçlü olan çevre. Aynı zamanda nitelikli üyelere sahip. Çekim merkezi oluşturulduğunda Türkiye Gerçeği’ne en büyük katılım buradan olacaktır.

Veryansın:Partileşme iddiası ile ortaya çıktılar. Heterojen bir yapıya sahip oldukları için bu olanaksız. Yaşayarak görecekler. Millet irtifakı ile uzlaşma eğilimleri var. Eninde sonunda birleşeceğimiz bir güç olarak görüyoruz.

https://www.insanbu.com: İlkeli duruşa sahipler. Olaylara ve örgütlere yaklaşımlarında az da olsa mükemmeliyetçi eğilimler taşıyorlar. Genel anlamda farklı düşünmüyoruz.

Yeniçağ: Milliyetçi ve sağcı çevrelerin içinde Türkiye Gerçeği’nin duruşuna en yakın olan çevre. Başta MHP olmak üzere sağ kesimden kopan vatanseverlerin kendilerini rahatlıkla ifade edebildikleri sığınak yeri.

İlkelerimizi yeniden yazıyor ve altını çiziyoruz.

Birincisi; En başta işçi ve köylülere dayanıyoruz. Temel gücümüz emekçi halktır.

İkincisi; FETÖ ve PKK halkımızın baş düşmanı olan Amerikan emperyalizminin piyonlarıdır. PKK’nin yasal kolu olan HDP’ciliğe hoş görülü davranılamaz.

Üçüncüsü; ne iktidar ne de muhalefet tarafında yer almıyoruz.

Dördüncüsü; doğru bildiğimizi söylemeye ve haksızlığa karşı çıkmaya devam edeceğiz.

Bütün bunların toplamı olarak da ideolojik olarak bağımsız bir dik duruş sergileyeceğiz.

Bu ilkeler doğrultusunda toplantılara aralıksız devam edilmesi kararlaştırılmıştır. Sosyalistleri ve ulusalcıları anti-emperyalist Türkiye Cephesi’nde birleştirme hedefine kilitlenmiş bulunuyoruz.

Hedefimiz; irade  birliği yaratan, devrime sarılan, emperyalizmi kovacak, feodalizmi tasfiye edecek ve Ulusal Demokratik Devrim’in tamamlanmasına önderlik edecek devrimci bir hareketi yaratmaktır.

                                                                                                  Türkiye Gerçeği

————————————————————————————————————-

(1)Sabahattin Önkibar’ın 17 Haziran “Londra’daki Sır Abdullah Gül toplantısına kimler katıldı” başlıklı YouTube konuşması.

(2) Konu ile ilgili Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun  20 Haziran tarihli açıklamaları.

Etiketler: # #