Seçenek Oluşturmak!

Seçenek Oluşturmak!

Amerikan emperyalizmi 15 Temmuz darbesiyle Türkiye’ye sömürge valisini atamak istiyordu. Böylece kukla Kürt devleti hedefinin önündeki en büyük engeli kaldırmış olacaktı. Türkiye darbe girişimini geri püskürterek şimdilik bu planı bozdu. Daha işin başındayız. Önümüzde her karış toprağını emperyalizmin sömürü ve talanından kurtarmamız gereken bir vatan var.

İKİLİ TAVIR!

Birinci yanlış tavır: ‘AKP’yi kim devirirse devirsin. İsterse Amerika devirsin iyidir’ diyen anlayış. Bunlar Tayyip’ten kurtulmanın yolu olarak CIA-PKK –FETÖ ile hareket ediyorlar. Emperyalizme karşı laikliği ve tam bağımsızlığı savunmayan bu siyasetlerin tercihleri Atlantik sistemi olması nedeniyle AKP’ye meydan okuma şansları yoktur.

İkinci yanlış tavır ise; Kısmi karşı çıkışlara karşın Türkiye’nin en yakıcı sorunlarında ABD’nin stratejisine hizmet eden büyük burjuvaziyle (TÜSİAD) uzlaşmaktır. Örneğin AKP’ye seferberlik hükümeti önermek bu yönelimin bir sonucudur.

Peki; doğru tavır nasıl olmalıdır? Siyasi iktidar dahil, dışımızdaki güçlere ve sınıflara karşı “Siz geçmişte FETÖ ile işbirliği yaptınız” diyerek karşı çıkmak işçi sınıfı ve partisinin tavrı olamaz. İster geçici ve göreceli olsun, isterse lâfla olsun emperyalizme karşı mücadelede en ufak çatlaktan yararlanılır. En azından tarafsızlaştırma politikası izlenir. Bugün yapılacak her yaklaşım ve eylem iç ve dış cephelerde güç toplamaya, toplumu birleştirmeye, emperyalizmi ve piyonlarını zayıflatmaya hizmet etmelidir. Oysa, tersi bir durum söz konusu. İktidarın icraatları toplumu birleştirmediği gibi sürekli ayrıştırıyor. Irak ve Suriye’de olduğu gibi Amerikan emperyalizmi ve piyonlarına karşı mücadeleyi zaafa uğratıyor. Şöyle ki;

  • Atatürk ve Cumhuriyet’i baş düşman olarak görmesi,
  • FETÖ ‘den boşalan devlet kurumlarına imam hatiplileri ve tarikatları doldurması;
  • Ülke kaynaklarını emperyalist tekellere peşkeş çekmeye devam etmesi;
  • İncirlik Üssü’nden PKK’ye her türlü destek yapıldığı bilindiği halde engel olunmaması;
  • Barzani ile Irak’ı, ÖSO ile Suriye’yi bölme girişimleri;

Bütün bunlar iktidarın Türkiye’nin can alıcı temel konularında emperyalizmin dümen suyunda ilerlediğini gösteriyor. Bunlara seferberlik hükümeti önermek ‘Barzani ve ÖSO daha güçlü desteklensin, Irak ve Suriye bir an önce parçalansın, 2. İsrail devleti kurulsun’ demektir. Atatürk’ü ve Cumhuriyet’i en büyük şeytan olarak görmeye devam edenlere işbirliği önermek Türkiye halkının mücadele tarihinden kopmak ve emekçilere sırtını dönmektir.

ACİL GÖREV: CEPHE ÖRGÜTLENMESİ

Tarihin biz sosyalistlere yüklediği acil görev : Anti-emperyalist cephenin kurulması ve halk hareketine önderlik etmektir. Hangi çizgiden ve gelenekten olursanız olun, gelin Cumhuriyet Devrimi’nin mirasına sahip çıkalım ve yarım kalan bu devrimi tamamlamak için seferber olalım. Tam bağımsız Türkiye mücadelesini örgütlü bir güce dönüştürelim.

Emperyalist işbirlikçisi partiler arasında tercih yapmak yerine bağımsız bir güç olalım. Devrimci bir duruş sergileyelim. İşçi sınıfı ve sendikalarla, köy ve şehir emekçileriyle, Kemalist ve sosyalist aydınlarla, devrimci gençliğiyle tam bağımsız gerçekten demokratik Türkiye’yi oluşturacak yeni bir seçenek oluşturalım.

Etiketler: # #