İsmail DURNA: KAPİTALİST – EMPERYALİST SİSTEMİN REVİZYONU

İsmail DURNA: KAPİTALİST – EMPERYALİST SİSTEMİN REVİZYONU

                  İnsanlık Sosyalizme Mecbur (3)

KAPİTALİST – EMPERYALİST SİSTEMİN REVİZYONU

Çin Devlet Kapitalizmi

Virüsün Çin’de çıkmış olması bir rastlantı değil. Orada doğayı onarılamayacak sürece doğru götüren, ucuz emek gücünü alabildiğine sömüren, Dünya’nın en büyük emperyalist tekelleriyle içli dışlı olmuş bir devlet kapitalizmi var. Orada başta Avrupa olmak üzere Dünyanın pek çok ülkesine doğrudan yatırım yapmış bir Çin var. Orada , çatışma ortamına girmemek için Batının bütün kirli ilişkilerine göz yuman, ABD’ye haraç veren(*) bir Çin var. Orada ABD ve Batıyı ürkütmeden ekonomik ve askeri gelişimini tamamlamış bir Çin var. Orada savunmadan taarruza geçen, ABD ile her alanda kıyasıya rekabet eden, sömürüden daha çok pay isteyen, dünyanın süper gücü bir devlet var. Çin ilerliyor, ABD geriliyor.

Neoliberal Modelin İflası

Salgınların dünya tarihinde köklü değişikliklere yol açtığı bilinen bir gerçek. Coronavirüs salgınını da, ABD’nin başını çektiği neo-liberel modelin iflasına son noktayı koymuştur. Batının en iddialı olduğu bu ideolojik üstünlükte yaşanan olumsuz  gelişme ise, onu çekim merkezi olmaktan hızla uzaklaştırmıştır. Bir başka ifadeyle, ABD merkezli küreselleşmenin Çin merkezli küreselleşmeye evrildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Çin bir adım öne geçmiştir. Öyleyse yarının kapitalist-emperyalist dünyasının nasıl şekilleneceğini tartışmamız ve bu yeni duruma hazırlıklı olmamız gerekiyor.

Çin Küreselleşmeyi Savunuyor

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Ocak 2017 Davos Zirvesi’nden bu yana , Çin’in  küresel sistem yanlısı olduğunu her fırsatta dile getirdi.(**) Uluslar arası bütün toplantılarda, Çin ve Batı tipi küreselleşme modelleri arasında ekonomik, siyasi ve kültürel alanlarda bazı istisnalar dışında temel farklılıkların bulunmadığını belirtti. Konuşmalarında, Pekin yönetiminin küresel sistem  mekanizmalarını koruyacağını vurguladı.

Geçtiğimiz Mayıs ayında(22.05.2020) gerçekleşen Çin Ulusal Halk Kongresi’nin (ÇUHK) toplantısında açıkladığı en dikkat çeken karar şu oldu:  “Çin, merkezinde BM’nin yer aldığı uluslararası sistemi koruyacak”

Pekin çok açık bir şekilde mevcut BM  düzeninin korunması gerektiğini savunuyordu.

Örneğin ABD serbest ticarete aykırı olarak gümrük duvarları yükseltirken, Çin ABD’yi serbest ticarete uymaya çağırıyordu.

 Yine ABD, kimi askeri anlaşmalardan çıktığını açıklarken; Pekin buna itiraz ediyordu.

Aynı şekilde ABD, Dünya Sağlık Örgütü’nü hedef alırken; Çin bu kurumu savunuyordu.

Çin’in Liderliğinde Revizyon

Korona sonrası kapitalizmin çökeceğini öngörmek yanılgı olacaktır. Peki ; emperyalist – kapitalist sistem tıkanmışlığını nasıl aşacak? Dünyada ağırlıklı olarak sosyalizme geçmenin şartları oluşmadığına göre geriye tek seçenek kalıyor: Kendini revize ederek. Bunu da ezilen dünya halklarına göstermelik tavizler vererek yapacaklar. Bünyesini sosyalizmin de savunduğu kamuculuk, devletçilik, planlama ve toplumsal dayanışma gibi kavramlarla soslayarak yapacaklar. Böylece kapitalist – emperyalist sistem, Çin’in liderliğinde revize edilmiş olacak.

Uyumlu Bir Küreselleşme

Çin odaklı yeni bir dünya düzeni kuruluyor.

Neoliberal sistem artık ABD’den çok Çin’in çıkarlarına hizmet ediyor.

Hedeflenen uyumlu küreselleşmeye göre; dış siyasette diğer ülkelerin iç işlerine müdahale edilmeyecek. Merkezi hükümetlerin yönetimlerine bakılmaksızın işbirliği yapılacak. Ticarette “kazan kazan” politikası uygulanacak ve az da olsa bu ülkelerin kazanmaları sağlanacak. Aynı zamanda diğer kültürlere karşı daha saygılı ve hoşgörülü olunacak. ABD’nin yaptığı gibi dayatmalarda bulunulmayacak.

Eli Sopalı Sosyal Görünümlü Devletçilik

Korona ile mücadelede devletçi anlayışların güçlendirileceği sıkça dile getirildi. Ama bu bildiğimiz kamuculuğu savunan devletçilik değil. Kapitalizme sahip çıkan baskıcı ve sosyal görünümlü bir devletçilik olacak. Çin’liler bunun adına ‘ekonomik küreselleşme’ diyorlar. Çin’in revizyonist yöneticileri ’emperyalizm’ kavramını ve olgusunu, ‘küreselleşme’ diye yutturmaya kalkıyorlar. Sanki küreselleşme kapitalizmin ayrılmaz parçası değilmiş gibi. Böyle bir dünyayı sürdürmek mümkün olabilir mi? Emperyalizmin bu mafyatik sicili ile bütünleşmiş bir uluslararası düzeni sürdürmek dünya halklarının çok daha büyük tepkisiyle karşılaşacaktır.

Çin devlet yöneticileri söylemde ve pratikte küreselleşmeyi savunurken Çin’in küreselleşme karşıtı olduğunu, aynı zamanda MDD aşamasında,  sosyalizmin ilk evresinde bulunduğunu ileri sürmek revizyonist bir tezdir.

—————————————————————————————-

(*)ABD’ye Verilen Haraç

ABD salgın nedeniyle Çin’e 20 trilyon dolarlık dava açtı. Açıkçası ABD Çin’den Haraç istiyor. Bunun adına rüşvet de denilebilir. Şimdiye dek aldıkları az gelmiş demek ki.. Daha fazlasını istiyorlar. Bu kirli rüşvet ilişkisinde alan da suçlu veren de. Revizyonist ÇKP yönetimi bu trilyonları emekçileri sömürerek devlet kapitalizmini büyütmek için ABD’ye rüşvet olarak veriyor. Oysa sosyalist bir devlet bu tür kirli ilişkilere girmez. Bunları söylediğimiz için bize kızıyorlar. Bakalım Çin AB’nin 20 trilyon talebine ne diyecek? Hep birlikte yaşayıp göreceğiz.

(**) Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Ocak 2017’de Davos Zirvesi’nden bu yana , Çin’in  küresel sistem yanlısı olduğunu her fırsatta dile getirdi.                                                 

“Ekonomik küreselleşmenin sorunlara neden olduğu doğrudur. Fakat bu durum ekonomik küreselleşmeyi tamamıyla ortadan kaldırmak için bir gerekçe değildir. Daha ziyade küreselleşmeye uyum sağlamalı ve yönlendirmeliyiz, olumsuz etkisini hafifletmeli ve faydalarını tüm ülkelere ve uluslara sunmalıyız.”

“Bazıları dünyadaki kaos için ekonomik küreselleşmeyi suçluyorlar (…) Uluslararası finansal kriz, ekonomik küreselleşmenin değil fakat finansal sermayenin aşırı kâr talebinin ve finansal düzenlemelerdeki başarısızlığın kaçınılmaz bir sonucudur. Küresel ekonomi kaçamayacağımız büyük bir okyanustur ve Çin burada nasıl yüzmesi gerektiğini öğrenmiştir (…) Çin’in gelişmesi dünya için bir fırsattır. Çin ekonomik küreselleşmeden yararlanmakla kalmayıp katkıda da bulundu” değerlendirmesinde bulunmuştu. 

Etiketler: # # #