İNSANLIK YENİ BİR DÖNÜŞÜMÜN KAVŞAĞINDA

İNSANLIK YENİ BİR DÖNÜŞÜMÜN KAVŞAĞINDA

Corona Virüs’ün Yarattığı Sonuçlar

Corona Virüs kapitalist-emperyalist sistemin daha yoğun olarak sorgulanmasına yol açtı.

Başta sağlık olmak üzere eğitim, elektrik, su ve temel gıdalara ücretsiz erişim gibi sosyalizmin öngördüğü talepler tekrar insanlığın gündemine oturdu.

Ekonomide ve siyasette korumacı ve devletçi politikalar yeniden yoğun olarak tartışılmaya başlandı.

Örneğin;  neo-liberalizmi savunan Fransa, İngiltere ve Almanya’nın devlet yöneticileri sosyal devlet ve kamucu siyasetlere dönüş sinyalleri verdiler.

Wall Street’ten şişirilen küresel balon patladı. Salgın dünyanın süper gücü ABD’yi yerlere serdi.

Borsalar çöküyor. Dünya ticarî sistemi sarsılıyor.. Ekonomiler iflâsa gidiyor.

Corona Virüs, kapitalist-emperyalist sistemin var olan krizini daha da derinleştirecek.

Ekonomisi çöken devletler sayısında önemli artışlar olacak.

Dünya hem aşırı milliyetçiliğin hem de sol- sosyalist kamucu hareketlerin yükselişine sahne olacak.

ABD’nin dünyayı tek başına kontrol etme olanağı ortadan kalkacak.

Yeni saflaşmalar yaşanacak. Çin- AB işbirliği daha da güçlenecek.

ABD – ÇİN Rekabeti Kızışıyor

Bütün dünyada binlerce insan yaşamını yitirirken, ABD ve Çin bu salgın üzerinden rekabeti sürdürmeye devam ediyorlar. Sincan, Uygur, Tayvan, Güney Çin Denizi ve ticaret savaşlarıyla kıyasıya çatışan ABD ve Çin bu kez de virüs üzerinden karşı karşıya geldiler.

Trump’un ‘Çin virüsü’ söylemine Çin’in ‘ABD ordusu’ iması rekabeti daha da kızıştırdı.

Hatırlayalım. Virüs Vuhan’da çıktığınde eleştiri oklarını üzerine çeken ve tecrite giden Çin hızla toparlandı ve karşı atağa geçti. Tecritten kurtulduğu gibi salgının yaşandığı ülkelerin de yardımına koştu. Sağlık ekiplerini ve tıbbi malzemeler gönderdi. İtalya ve İspanya başta olmak üzere virüsün girdiği bütün devletlerle işbirliğini geliştirdi. Virüsün merkezi durumuna gelen ABD’yi gölgede bıraktı.

Bütün bunlar Çin’in uluslar arası imajını daha da güçlendirdi. Hegomanya yarışından geri adım atmayacağını gösterdi.

Yeni Bir Dönüşümün Kavşağı

İnsanlık yeni bir dönüşümün kavşağına geldi ve dayandı.

Virüsün Çin’de çıkması bir rastlantı değil. Orada doğayı onarılamayacak sürece doğru götüren, ucuz emek gücünü alabildiğine sömüren Dünya’nın en büyük tekelci kapitalistleriyle içli dışlı bir devlet kapitalizmi var. Orada Mao Zedung’un emperyalizme kafa tutan sosyalist Çin’i yok. Orada sömürüden daha çok pay isteyen, ABD ile her alanda kıyasıya rekabet eden dünyanın süper gücü bir Çin var. Çin ilerliyor, ABD geriliyor. Olgular, ABD merkezli küreselleşmenin, Çin merkezli küreselleşmeye doğru evrileceğini gösteriyor.

Peki ; emperyalist- kapitalist sistem tıkanmışlığını nasıl aşacak? Dünyada ağırlıklı olarak sosyalizme geçmenin şartları oluşmadığına göre geriye tek seçenek kalıyor. Kendini yeniliyecek. Bunu da ezilen dünya halklarına tavizler vererek yapacak. Şöyle ki; bünyesini sosyalizmin de savunduğu kamuculuk, planlama ve toplumsal dayanışmacılık gibi kavramlarla soslayarak Çin’in liderliğinde yeni bir kapitalist-emperyalist sistem kurulacak.

Peki ; ABD barışçı yollardan Çin’in üstünlüğünü kabul eder mi? Dünya liderliğini bırakır mı? Çin’in bu yükselişine daha ne kadar tahammül eder? Virüs örneğinde olduğu gibi savaş şimdilik alt evrelerde ve düşük yoğunluklu olarak yaşanıyor. Olgular ise, büyük savaşın kaçınılmaz olduğunu gösteriyor.

İnsanlık Sosyalizme Mecbur

      1789 Fransız devrimi salt Fransız halkını değiştirmekle kalmamış 18. Yüzyıl dünyasında önemli etkiler yaratmıştır.

1818 -1883 yılları arasındaki kısa zaman diliminde, insanlık tarihi büyük gelişmeler yaşadı. Olağanüstü pratiklerin yaşandığı bu süreç, yeni ve kapsamlı düşünceleri ortaya çıkardı. Kapitalizmin temel çelişmesi keskinleşti. Proletarya bağımsız bir güç olarak tarih sahnesine çıktı. Bu kısacık zaman diliminde bilimsel sosyalizm milyonlarca insanı etkiledi. Toplumları derinden değiştiren başka bir felsefe yoktur.

Arkasından gelen 1917 Ekim Devrimi ve 1920 milli kurtuluş hareketlerine ilham kaynağı oluşturan Türk Devrimi 20. Yüzyıl dünyasının her yerinde köklü değişiklikler anlamına gelir.

Yine Çin Devrimi ve onun içinde 1966-76 yılları arasında gerçekleşen Büyük Proleter Kültür Devrimi insanlık tarihinin kaydettiği en kitlesel devrimdir.

20. Yüzyılda olduğu gibi 21. Yüzyılda da emperyalizme karşı mücadele ve özellikle sosyalizmin inşasında büyük ilerlemeler sağlanacaktır.

Küba, Vietnam, Nepal, Kuzey Kore, Laos, Hindistan (iki eyalet) , Angola, Zimbabwe. Bu ülkeleri sosyalist – komünist partiler yönetiyor.

Güney Afrika Cumhuriyeti, Portekiz, Kamboçya ve Çekoslovakya’da ise sosyalist / komünist partiler iktidar ortağı konumundalar.

Çin’de Mao’nun ideolojisini sürdüren bir hareket mevcut ve toplantılarına her yıl aralıksız devam ediyor. Ülke aynı zamanda dünyanın en büyük, en kapsamlı işçi ve köylü mücadelelerine sahne oluyor.

Rusya, Japonya Almanya’da ise Komünist/Sosyalist partilerin aldıkları toplam oy 66 milyon. 2016 başlarında, Rusya’da yapılan kamuoyu yoklamalarında halkın ezici çoğunluğu eski Sovyetler Birliği’ne dönüşü onaylıyor.

     Günümüzde ise Küba, virüsün vurduğu bütün ülkelere gönderdiği sağlık ekipleriyle sosyalizmin farkını pratikte gösteriyor. Sosyalist bir ülkenin kapitalist ülkelerle yaşadığı başlıca çelişmelerden biri olan temel çelişmesini gözler önüne seriyor.

Olumlu olumsuz yanlarıyla bu büyük deneyimlerin teorik mirasını ve sosyalizmi inşa deneylerini elimizin tersiyle itip görmezden gelemeyiz. Bunlara burun kıvıramayız. Bütün bu hayatın derslerini bir kenara atmak ve sosyalist köklerimizden kopmak inkârcılık olur.

Etiketler: # # # #