DÖNÜŞTÜRÜLEN PARTİ

DÖNÜŞTÜRÜLEN PARTİ

DEĞERLİ MEHMET BEDRİ ARKADAŞ

Dünkü “Örgütsüz devrimcilik yoktur.” başlıklı yazınızı okudum ve cevap verme gereğini duydum. Makalenizde de belirttiğiniz gibi devrimciler örgütlü olur. Bu genel doğruya kimsenin itirazı olamaz. O zaman esas soruya geçiyoruz. Nasıl bir parti?

Bedri arkadaş, hangi partiden bahsediyorsunuz? Parti mi kaldı ki? Sizin bahsettiğiniz parti dönüştü. Aydınlık geleneği bitirildi. Hatırlarsan 2006 yılının son MK toplantısında bunları açık açık söylemiştim. Evet, görünüşe göre sözde  bir parti var. Bu parti bütün sınıfları kucaklamaktadır. Bütün bu sınıfların ortak iktidarı için mücadele etmektedir. Ama bu partinin 7. Konrede benimsenen programa göre öncüsü belli değilken, mücadele içinde ortaya çıkacağı öngörülürken, bugün ise mevcut iktidarın yani asalak burjuvazinin öncülüğü benimsenmiştir. Böyle bir parti anlayışı, eşyanın doğasına da aykırıdır. Çünkü; sınıfların iktidar mücadelesinde en üst ideolojik, siyasi ve örgütsel mücadele aracı olan PARTİ kavramı, sınıfsal içeriğinden kopartılmıştır. Bunun yerine, öngörülen“Cephe” oluşumundan da vazgeçilmiş. Yeni bir icatçılıkla “Milli birliği bozmama” adına, AK iktidarını destekleme tavrı benimsenmiştir. Böylece gerçek cephe güçleri de küstürülmüş ve uzaklaştırılmıştır.

Bedri arkadaş; sizin gibi birikimli ve tecrübeli bir insanın olabilecekleri anlamış olması gerektiğini düşünüyorum. Görmüyor musunuz iktidara yönelik eleştiriden köşe bucak kaçılıyor. İç cephe dağıtılıp parçalanırken susuluyor. Bırakalım eleştirmeyi eleştirenler anında dışlanıyor. Dışardan bakan birisi olarak gözlemlerim şu;iktidarla ilerleyen süreçte yapılacak olası bir işbirliği politikasına en ufak çatlak ses çıksın istenmiyor.“Milli Birliğe” itiraz eden yani; iktidarı kayıtsız şartsız desteklemeyenler tasfiye edilecek.

Oysa; siz de biliyorsunuz ki, bizler en başta halkımıza karşı sorumluyuz. Doğru tavır; hataları eleştirmek, ülkenin yararına yapılan işleri ise gözlerimizi kırpmadan desteklemektir. Eleştiri- birlik -eleştiri çizgisi izlemektir. İktidarın sürekli desteklenmesi, eleştiri yapılmaması,  VP’sini gereksiz kıldığı gibi sistem partisi haline getirmiştir. İktidar kuyrukçuluğu bu partiyi AKP ve MHP’den farksız yapmıştır. Savunduğunuz parti mevcut iktidara danışmanlığın da ötesinde destekçilik yapan sıradan bir kuruluş konumuna dönüşmüştür.

YIĞINAKTA YAPILAN HATA

Bedri arkadaş; günümüzün ezilen ülkeler dünyasında burjuvazi devrimlere önderlik edemez. İşçi sınıfı ve köylülüğün devrimci istem ve çıkarlarına yanıt verilemez. Feodalizmin kalıntıları temizlenemez. Komprador burjuvazinin üstesinden gelinemez. Emperyalist zincir kırılamaz. Bu görevler ancak bilimsel sosyalist bir partiyle başarılabilir. Böyle temel bir meselede stratejinin daha en başından yanlış belirlenmesi yığınakta yapılan bir hatadır ve telâfisi yoktur.

Nitekim; VP  2006 yılından başlayarak hızla sağa kaymıştır. Türkiye bilimsel sosyalist birikimini temsil eden  ana merkez süreç içinde dağıtılmıştır. Yerine sözde ideolojiler arası uzlaşmayı  temsil eden “Birleşik bir Parti” kurulmuş sonunda o da iflâs etmiştir.

‘Vatan Savunması’ ile ‘Sınıf Mücadelesi’ kavramları karşı karşıya getirilmiştir. İşçi sınıfı ve emekçi halk, kendilerine sınıf bilinci taşıyacak ve onları örgütleyecek sosyalist partisinden yoksun bırakılmıştır.

Partinin kuvvet kavramı yeni baştan tanımlanmıştır. İşçi sınıfı ve köylülük temel güç olmaktan çıkarılmıştır. Farklı ideolojik kaynaklardan beslenen ve ancak bir cephe içinde anlamlı olabilecek kesimler özgücümüzmüş gibi kabul edilmiştir.

Öncü Parti Modeli

          Bedri arkadaş; Öncü Parti modeli de terkedilmiştir. VP’nin ‘Vatan Mücadelesi’ anlayışı esasta sistemden kopuşu değil, sistemle bütünleşmeyi savunmaktadır. Çünkü; emperyalizm çağında ulusalcı ruhu savunmak anti-emperyalist mücadeleye sınıfsal yaklaşmakla mümkündür. Oysa; VP’nin savunduğu Milli Hükümet Programı’nın ruhu, burjuvazinin de ‘zor günlerinde’ sırtını yasladığı ulusalcılık/milliyetçilik bayrağıdır ve sistem içidir. Bunun en canlı örneği, “Tayyip Erdoğan bizim çizgimize geldi” denilmesidir. Sistem kendi silahıyla kendisini vurmanıza izin vermez. Buna sistemin sizden beslenip sizi beslemesi de denilebilir.

Bir siyasi parti Bergama deneyinde de olduğu gibi (1) toplumsal hareketleri örgütlemekten vazgeçip iktidar hedefinden uzaklaştığında, devletle bütünleşmeye ve iktidarı desteklemeye başladığında her düzeyde yozlaşmaların(2) yaşanması kaçınılmaz olur. Bir siyasi parti emekçileri örgütlemek ve onlara önderlik etmek iddiasından vazgeçtiği zaman, sistemin iktidar partisine karşı rekabet ve mücadele içine girmediği zaman sınıf uzlaşmacısı bürokratik bir yapıya dönüşür. 

Doğru çözüm; emekçiyi örgütlemeyi temel alan, devrimi amaçlayan, emperyalizmle mücadele ekseninde gelişen, sınıfın öncü unsurlarını birleştiren bir öncü parti yaratmaktır. İşçileri fabrikalarda, köylüleri tarlalarda; onların başına geçerek, onları örgütleyerek ancak kendi pratikleri içinde önderlik edebilirsiniz. Masa başında oturarak olmaz. Öncüler yaratacaksınız. Öncülere sınıf bilinci aşılayacaksınız. Yaratamazsınız, çünkü; bilimsel sosyalizmden vazgeçmişsiniz. Partinin temel felsefesini terk etmişsiniz.

Bedri arkadaş;tereciye tere satmak gşbi olacak ama,öncü parti modeli durup dururken icat edilmedi. Marks ve Engels tarafından tanımlanmış, Lenin ve Mao Zedung tarafından geliştirilmiştir. Marks ve Engels Bilimsel sosyalizmin pratiğini ‘Öncüyü Örgütlemek’ diye özetlemişlerdir.

Bedri Arkadaş; hiçbir gerekçe, emekçileri örgütleme mücadelesi ile emperyalizme karşı mücadele bütünselliğini değiştiremez. Birinden birini çıkarın; ya PKK’nın kuyruğuna takılır ya da burjuva milliyetçi ideolojinin yedeğine düşer sınıf işbirlikçisi olursunuz.

Emperyalizm çağında bilimsel sosyalistlerin ellerindeki altın formül, devrim için sınıf mücadelesi ile ezilen ulusların anti-emperyalist mücadelesinin birlikteliğidir. Sağlıkla kal. Devrimci selamlar.

(1) Kitlelere Gitmek:Bergama Deneyi

Nasıl ki yeterli hammaddeye sahip olmayan bir fabrika üretim yapamaz ve nitelikli ürün çıkaramaz ise, kitlelere gitmeyen bir parti de emekçileri örgütleyemez, doğru kararlar alamaz, kendini dönüştüremez ve önderlik konumunu yitirir.

Bergama deneyi Türkiye genelinde 30’un üzerinde gerçekleştirilen köylü kurultayları içinde en kapsamlı olanıdır. Kurultayın konusu emperyalizmin ve işbirlikçi iktidarın Tütüne ve tütün üretimine yönelik saldırısıdır. “Tütün kotası Amerikan rotası” temel slogan olarak belirlenmiştir. Çalışmalara bir ay boyunca 25’i sürekli öncü gençlik ağırlıklı olmak üzere toplam 160 üye katılmıştır.  En az beşer kişiden oluşan beş komiteyle bir ay boyunca bütün köyler taranmış, tarla tarla dolaşılmış ve 140 köyün tamamına gidilmiştir.

Her komite her gün yaptığı çalışmaların sıcağı sıcağına bir değerlendirmesini yapıyor ve yeni dersler çıkarıyordu.

Köy çalışması boyunca 20 köyde temsilcilikler kurulmuş, toplam 2000’e yakın üye yapılmıştır. Bergama köy çalışması genel başkanın da konuşma yaptığı 25’i muhtar 600 üreticinin katılımı ile taçlandırılmış ve hazırlanan kurultay bildirisi kamuoyuna açıklanmıştır.

Köy çalışması son olarak Bergama Köylü Önderleri Okulu ile tamamlanmıştır. Derslere düzenli katılan üyelere başarı belgeleri büyük devrimci Hasan Yalçın tarafından verilmiştir.

(2) Dışarıdan bakan birisi olarak; Partiniz üye ve yöneticilerinin facebook paylaşımları tam bir rezalet. Parti merkez yöneticilerinin aynı yönetici arkadaşları aleyhine ulu orta konuşmaları. Partiden ayrılanlara yönelik iğrenç iftiralara göz yumulması gibi.

Etiketler: # # #