* Basın bildirisi

BASIN BİLDİRİSİ

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI’NI KUTLUYORUZ
Doksanbeş yıl önce 30 Ağustos 1922’de, emperyalistlerin Anadolu’yu işgal ve Türk Milleti’ni yok etme saldırısı bozguna uğratıldı. Ne var ki, savaşarak yendiğimiz emperyalistler, Atatürk’ün ölümünden hemen sonra işbirlikçiler eliyle yenilgilerinin rövanşını almak için harekete geçtiler
12 Mayıs 1939’da İngiltere, 23 Haziran 1939’da da Fransa ile anlaşmalar yapıldı. Arkasından aynı emperyalist devletlerle 19 Ekim 1939 tarihinde üçlü ittifak anlaşması imzalandı.
Türkiye adım adım köklerinden koparıldı ve Kemalist Devrim rotasından uzaklaştırıldı.
Toprak reformu rafa kaldırıldı. Köy Enstitüleri kapatıldı.
“Marshal planı ve Truman Dokrini”yle Türkiye Amerikan emperyalizminin kıskacına girdi. Ardından NATO’ya girildi. Bunu vatanın bir çok yerinde yabancı üs ve tesislerin açılması izledi.
Amerikan emperyalizmi Kontrgerilla örgütlenmesiyle başta TSK olmak üzere devletin bütün kurumlarına sızdı. 12 Mart ve 12 Eylül faşist darbeleri bizzat ABD tarafından tezgahlandı. Bunu bastırılan 15 Temmuz işgal darbesi izledi.
Bugün emperyalizmin piyon örgütleri FETÖ ve PKK olsun, Atatürk’ü ve Cumhuriyeti baş düşman olarak gören işbirlikçi iktidar sahipleri olsun her türlü bölücü ve gerici mihraklar bu zeminden beslendiler. Kökleri buralara dayanmaktadır.
Amerikan emperyalizmi 15 Temmuz darbesiyle Türkiye’ye sömürge valisi atamak istiyordu. Türkiye darbe girişimini geri püskürterek şimdilik bu planı bozdu. Daha işin başındayız. Önümüzde her karış toprağını emperyalizmin, sömürü ve talanından kurtaracağımız bir VATAN var.
Bugün önemli olan örgütlenerek 30 Ağustos ruhunu iktidara taşımaktır. Emekçileri Türkiye İşçi Köylü Partisine üye olmaya ve görev üstlenmeye çağırıyoruz. Emperyalizmin azgın saldırıları ancak iktidar hedefli örgütlü mücadeleyle püskürtülür.
Emekçi halkımız, vatanın ve milletin parçalamasına müsaade etmeyecek, emperyalizmin işgal ve sömürgeleştirme saldırısını 30 Ağustos’ta olduğu gibi yine gerisin geri püskürtecektir.
TİKP BAŞKANLIK KURULU

 

  1. TARIMA İHANET ( 2 Temmuz )
AKP hükümeti çareyi yine çiftçiye saldırmakta buldu. Gümrük vergisini canlı hayvanlarda % 135’den % 26’ya, ette % 100’den % 40’a, buğdayda % 130’dan % 45’e, arpada % 130’dan % 35’e, mısırda % 130’dan % 25’e düşürerek Türk çiftçisi feda edildi. Emperyalist tekellerin çıkarları gözetildi.
Ziraat Odaları başkanları hükümetin bu kararına “üreticinin kalbine dayanmış bir bıçak gibi.” Diyerek tepki gösterdiler.
Bu kararın asıl hedefi, sürekli gerileyen tarım üretimine son darbeyi indirmek ve güç bela ayakta durmaya çalışan üreticileri tümüyle bitirmektir.
Çözüm; yeterince ürettiğimiz tarım ürünlerinin dış alımını yasaklamaktan geçiyor.
2.
18 Haziran ·
ZEHİRLENMENİN SORUMLUSU AKP İKTİDARIDIR
Bu Kaçıncı Zehirlenme? Manisa’da Mehmetçiklerimiz zehirlenmeye devam ediyor. Bir değil, iki değil; bu kaçıncı zehirlenme? “Zehirlenme psikolojik” veya “ Hiçbir toksine rastlanmadı” denilerek geçiştiriliyor. Yeterli araştırma yapılmıyor. Bu acizlik değilse nedir? Sorumluları ve AKP’yi uyarıyoruz. Bu saldırı psikolojiktir ve bütün ordunun moralini bozmaya yöneliktir. Yemek şirketlerini korumayı ve kollamayı bırakın. Mehmetçiği zehirleyenler bir an önce ortaya çıkarılmalı ve cezalandırılmalıdır.
Saldırı Özelleştirmelerle Başladı Eskiden her birliğin yemekhanesi, fırını, soğuk hava deposu vardı. Her birlik yemek ihtiyacını kendisi karşılardı. Bu tür hadiseler de olmazdı. Zehirlenmeler özelleştirmelerle başladı. FETÖ ile birlikte askeriyenin mutfaklarını kapattınız ve ihaleyle yemek işlerini özel şirketlere verdiniz. Bu yetmedi, arkasından da Ergenekon saldırısını başlattınız.
Kandırıldık dediniz Kandırıldık dediniz, ama ABD’nin 15 Temmuz darbesinden de ders çıkarmadınız. Askeri okulları kapatarak, kuvvet komutanlıklarını birbirinden ve genelkurmay başkanlığından ayırarak, kışlalara el koyarak saldırıya devam ettiniz. Bir de kalkmış Katar’a asker gönderme kararı alıyorsunuz. Önce siz Mehmetçiği zehirlenmekten kurtarın. Bu işi yapan hainleri ortaya çıkarın.
Yasa İptal Edilsin Türkiye’nin etrafındaki çember daraldıkça bu ve benzeri saldırılar da artacaktır. Askeriyenin yemek işlerini özel şirketlere veren yasa iptal edilmelidir. Bunların dini imanı para. Her birliğin eskiden olduğu gibi kendi yemekhanesi, fırını, soğuk hava deposu olmalıdır. Yemek ihtiyacını bizzat kendileri karşılamalıdır.
  1. 27 MAYIS’I ANIYORUZ ( 27 Mayıs)
27 Mayıs hareketi ilerici, devrimci ve sosyalistler başta olmak üzere halkın ezici bir kesiminin desteğini almış 17 ay gibi kısa zaman diliminde gerçekleştirdiği eylemlerle tarihe geçmiştir.
Kore’deki Türk Tugayı geri çekilmiştir. Düşünceyi açıklama ve basın hürriyeti sağlandı. Dernek ve sendika kurma hürriyeti getirildi. 274 ve 275 sayılı kanunlarla Toplu Sözleşme ve grev hakkı kazanıldı. Toplantı ve gösteri yapma hakkı getirildi. Toprak reformunun yapılması karara bağlandı. Yargı bağımsızlığı gerçekleştirildi. Özgür seçimlerin önü açıldı. Devlet Planlama Teşkilatı kuruldu ve planlı ekonomiye geçildi. Üniversite ve radyo özerk kuruluşlar haline getirildi. Bütün bunlar anayasada yeniden düzenlenerek işlerlik kazandırıldı.
HALKIN İSYAN HAKKI
27 Mayıs 1960 Devrimi’nin en önemli olumlu sonuçlarından biri de, halkın gayri meşru iktidarlara karşı isyan etme hakkını kabul ve ilan etmiş olmasıdır. 1961 Anayasası’nın başlangıç bölümüne “Anayasa ve hukuk dışı tutum ve davranışlarıyla meşruluğunu kaybetmiş bir iktidara karşı direnme hakkını kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimi’nin yapıldığı” ibaresi konulmuştur.
27 MAYIS’TAN ÇIKARILACAK DERS
27 Mayıs hareketinin en önemli dersi şu; tek başına işbirlikçileri devirmek yetmiyor. Bütün siyasi ve ekonomik olanakları ellerinden alınmadan, örgütlenmelerine engel olunmadan, köklü bir eğitimle toplumsal dönüşüm sağlanmadan ve emperyalistlerle her türlü bağımlılık ilişkilerine son vermeden kesin çözüm olmaz. Uzlaşıldığı zaman bugünkü AKP örneğinde olduğu gibi sinsice örgütlenecekler ve ülkeyi yeniden emperyalistlerin yağma ve talanına açacaklardır.
Bugün AKP’nin kökleri, Kubilay’ı şehit edenlere dayanıyor. Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Devrimleri’ne karşı yapılan gerici isyanlara dayanıyor. 12 Mart ve 12 Eylül faşist darbelerine dayanıyor. CIA’nın örgütlediği ve başını Suudilerin çektiği Dünya İslam Birliği’ne (RABITA) dayanıyor.
ÇÖZÜM
Amerikan emperyalizmiyle hesaplaşma içine girdiğimiz şu günlerde, RTE ve kliğinin toplumu kutuplaştıran, ülkemizi saldırılar karşısında zayıf düşüren teslimiyetçi politikalarına son vermek acil bir görev haline gelmiştir.
Eşkiyaya yataklık suçtur. İncirlik başta, üs ve limanlarımız ABD’nin kullanımına derhal kapatılmalıdır.
PKK’yi silahlandıran baş düşmanımız haline gelen ABD müttefiklikten ve stratejik ortaklıktan çıkarılmalıdır.
Suriye ile her türlü ittifak ilişkileri bir an önce başlatılmalıdır.
İran,Irak ve Rusya ile yapılacak işbirliğin önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır.
Demokratik Halk Devrimi’yle emperyalist zincir kırılacak, komprador burjuvazi ve feodal kalıntılar kökten tasfiye edilecek, gericiliğin ve bölücülüğün üstesinden gelinecek ve yeni bir Emekçi Cumhuriyeti kurulacaktır.
TİKP BAŞKANLIK KURULU
  1. SOSYALİSTLER PARTİLİ OLUR ( 16 Ocak 2017 )
Sosyalistliğin vazgeçilmez ilkesi örgütlü olmaktır. Kadro düzeyinde birçok arkadaş, yıllardır saflarında mücadele ettiği partilerinden haklı gerekçelerle istifa ediyorlar. İyi de bunun karşılığı örgütsüzlük değildir. Bunun karşılığı Facebook benzeri sitelerde gurup kurmak ve kendini avutmak ta değildir. Köşesine çekilip burjuva haber kanallarında yazı yazmak hiç değildir. Dergicilik yapmak da değildir. Bağımsız kalmak ve mevcut yapılara karşı mesafeli olmak da devrimci bir tavır olamaz. Örgütsüzlük ve partisizlik sağcılık demektir. Partisiz kalmakta direnen bir kişi sonunda sisteme teslim olur.
Doğrusu görüşlerine en yakın bulduğun partiye katılmaktır. İdeolojik hatta ve temel programda birleştikten sonra örgütsel ayrılıkların hiçbir haklı zemini olamaz. Tam da örgütlülüğün büyük ihtiyaç duyulduğu günümüz koşullarında örgütsüz olmayı tarih affetmez.
TİKP BAŞKANLIK KURULU
  1. BOMBALARI ABD PATLATIYOR ( 11 Aralık 2016 )
Terörü önlemekte samimi isek; arkasındaki gücün Amerikan emperyalizmi olduğunu Türkiye ve dünya halklarına ilan etmeliyiz. Şimdi ‘Başkanlık sisteminde’ ısrar eden ve ülkemiz için güvenlik sorunu haline gelen Tayyip ve kliğine soruyoruz; ABD ile stratejik ortaklığı sürdürerek terör önlenebilir mi? Siz bombaları patlatan PKK’ya terör örgütü diyorsunuz, ABD ise kara gücüm diyor. Siz ne yapıyorsunuz? Teröre her türlü desteği veren ABD ve İsrail’le işbirliğini sürdürmeye devam ediyorsunuz. Suriye’de ABD maşası ÖSO’yu tercih ediyorsunuz. İncirlik’te eşkiyaya yataklık ediyorsunuz. Limanlarımızı, askeri üs ve tesislerimizi terörist devletin kullanmasına izin veriyorsunuz. Sizin samimiyetinize kim inanır? Terörün başı ile işbirliği yapılarak terörün belinin kırıldığı ve önlendiği nerede görülmüştür?
Uyarıyoruz; Anayasa değişikliğinden ve başkanlık sistemi girişiminden derhal vazgeçin. Suriye’de, ABD’nin Kürt Koridoru’nun önün kesmek için ÖSO ile değil Beşar Esat yönetimiyle anlaşın. Başta İncirlik olmak üzere askeri üs ve limanları, ABD’nin başını çektiği koalisyon güçlerine derhal kapatın. Özel bankaları kamulaştırın. İç ve dış borçları tasfiye edin. Dolar ve Avro’nun iç piyasada dolaşımını yasaklayın.
Çözüm: Birleşik Halk Cephesi; Emperyalizmin kirli oyunlarını bozmak, işbirlikçilerini tecrit etmek bizim elimizde. Öncelikle mücadelenin büyütülmesinin yolu emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı oluşturacağımız Birleşik Halk Cephesi’nden geçer. Bugün için; Devrimci bir güç oluşturmak ve bağımsız bir duruş sergilemek temel görevdir.
Tam bağımsız, demokratik Türkiye’yi özleyen bütün yurtseverleri, işçi sınıfı ve sendikaları, köy ve şehir emekçilerini, devrimci gençliği, Kemalist ve sosyalist aydınları Birleşik Halk Cephesi’nde yer alarak örgütlü mücadeleye çağırıyoruz.
TİKP BAŞKANLIK KURULU