ACİL ÖNLEM TARIMDA ÜRETİM

ACİL ÖNLEM TARIMDA ÜRETİM

İktidarın ‘yeterli üretim yapıyoruz. Gıdaya erişim sorunumuz yok” Söylemleri gerçeği yansıtmıyor. Baklagillerde durum ciddi. Buğdayı aldığımız Rusya ise ihracatı durdurdu.

“Mevcut tarım potansiyelimiz 200 milyon nüfusu besleyecek konumda. Eğer önlem alınmaz ve halkımız açlıkla karşı karşıya bırakılırsa,Türkiye’yi yönetenler bu vebalın altından kalkamazlar.” (1)

Krizi atlatmak, ayakta kalmak ve Corona’dan sonra bu kez de açlıktan ölmek istemiyorsak tarım üretimine birinci önceliği vermek zorundayız.

Bundan böyle saman dahil, tarım ürünlerini dışarıdan almak da çözüm olmayacaktır. Zaten istesek de alamayız. Çünkü bütün ülkeler aynı sıkıntıyı yaşıyor. O nedenle bugüne kadar izlenen“Üretme Tüket”  yerine “Acil Üretim” politikası uygulanmalıdır.

Tarım öncelikle toplumu doyurması  ve giydirmesi özelliğiyle stratejik sektör olup, ekonominin  temelini oluşturmaktadır. Bu nedenle tarım üretimini desteklemek devletin temel görevidir.

1 -Koşullar ne olursa olsun tarımda üretmeye aralıksız devam edilmelidir.

2- Tahıl, baklagiller, et ve süt başta olmak üzere stratejik tarım ürünlerinin üretimine değer fiyatından satın alma garantisi verilmelidir.

3- Kanal İstanbul’a ayrılan kaynak tarıma aktarılmalıdır.

4- BAĞ-KUR borçları ertelenmeli, üreticiye üreteceği ürüne karşılık bir yıl faizsiz kredi verilmelidir.

5- Su havzaları ve su kuyuları koruma altına alınmalı, bilinçsiz kullanımın önüne geçilmelidir.

6- Özelleştirilen Tarımsal KİT’ler teknolojilerini de yenileyerek yeniden yapılandırılmalı ve üretime geçirilmelidir.  

7- Mevsimlik tarım işçileri, sendikalarda örgütlenmeli ve insanca yaşamaları için gerekli önlemler alınmalıdır. (3)

8- Tarım toprakları korunmalıdır

 Dünya krizinin yaşandığı 1930’larda bütün ülkeler krizden kıvrılırken Cumhuriyetin önderleri kurdukları ve inşasına önderlik ettikleri KİT’ler sayesinde Türkiye’yi elle gösterilen ve gıpta ile bakılan bir ülke konumuna getirmişlerdir. (2)

Çarpık yapılaşmanın öncelikle 1. Sınıf tarım arazilerini işgal etmesi ve betona dönüştürmesi engellenmelidir. Depremlerde en çok tahribat buralarda olmaktadır. Yapılaşma kayalık alanlara kaydırılarak tarım alanları korunacaktır. (4)

İSMAİL DURNA

T.İ.K.P. GENEL BAŞKANI

************************************************************************

  1. Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük’ün açıklaması
  2. Cumhuriyet Devrimiyle Yapılanlar

          Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Devrimi’yle  15 yıl gibi kısa bir zamanda büyük bir atılım gerçekleştirilmiştir. Cumhuriyetin önderleri, inşasına önderlik ettikleri kurum ve kuruluşlarla, işletme ve fabrikalarla dışa bağımlı politikalara karşı çıkmışlar, bağımsız ve milli bir ekonomi benimsemişlerdir.

  • 19 Nisan 1923’te Türkiye Şeker Fabrikaları kurulmuştur.
  • 1924 Lozan Antlaşması’yla yabancılara verilmiş bütün hak ve imtiyazlar kaldırıldı.
  • 26 Ağustos 1924 tarihinde Türkiye İş Bankası kuruldu.
  • 5 Mayıs 1925’te Atatürk Orman Çiftliği kuruldu.
  • 1925 Yılında tüketim kooperatifçiliği ile ilgili yasal düzenleme yapıldı.
  • 1926 Yılında Alpullu Şeker Fabrikası, Uşak Şeker Fabrikası, Kayseri Uçak Fabrikası kuruldu. Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri faaliyete geçirildi.
  • 1927 Yılında Bursa Dokumacılık Fabrikası kuruldu.
  • 1928 Ankara Çimento Fabrikası ve Gaziantep Mensucat Fabrikası kuruldu.
  • 1929 Yılında Zirai Kredi Koopertifleri Kanunu kabul edildi.
  • 1933 Yılında Sümerbank kuruldu.
  • 1934 Yılında Tohum Üretme Çiftlikleri Kanunu çıkarıldı.
  • 1934 Yılında Eskişehir Şeker Fabrikası, Turhal Şeker Fabrikası, İzmit Paşabahçe Şişe Cam Fabrikası, Kayseri Bez Fabrikası kuruldu.
  • 1935 Yılında Etibank kuruldu. Tarım Satış ve Kredi kooperatifleri yasası çıkarıldı.
  • 1935 Yılında Nazilli Basma Fabrikası, Bursa Merinos Fabrikası, Gemlik Suni İpek Fabrikası kuruldu.
  • 1936 Yılında Tütün Enstitüsü, Zonguldak Taş Kömürü Fabrikası, Malatya Sigara Fabrikası, Malatya İplik Fabrikası, Bitlis Sigara Fabrikası kuruldu.
  • 1937 Yılında Urfa Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliği kuruldu.

      Bunlarla birlikte buraya yazmadığımız, köylünün özgürleşmesinin önünü açan çok sayıda kurum ve kuruluş inşa edilmiştir.

3. Mevsimlik Tarım İşçileri

           Her yıl, Adana’ya,  Afyon’a, Düzce’ye, İzmir’e, Konya-Aksaray’a, Ordu’ya, Samsun’a Urfa’ya, Yozgat-Nevşehir’e tarım işlerinde çalışmak üzere mevsimlik işçiler gelir. Çoğunluk olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesinden gelen mevsimlik tarım işçisi aileleri Mart, Nisan ve Mayıs aylarında evden ayrılırlar, daha çok Eylül, Ekim ve Kasım aylarında evlerine dönerler.

 4. Toprak Vatandır. Tarım Toprakları Korunmalıdır.                                                   

Köylüye toprağını satmaktan başka bir çıkış bırakılmamışsa, toprak üzerinde üretim  yapma özgürlüğü yitirilmişse, alarm zilleri çalıyor demektir. Toprağından kopan, toprağıyla bağı kalmayan uluslar çökmeye mahkûmdur. Köylüler için ekip biçtiği toprak nasıl ki namussa, uluslar için de vatan toprağı namustur. Peki; köylü toprağını satarak bağımsızlığını feda mı edecek? Hayır! Köylümüz biliyor ki; toprağını kaybetti mi bağımsızlığını da yitirir. Onun içindir ki; buğdayına, pamuğuna, tütününe, tarlasına, akarsularına, dağlarına ve ormanlarına sahip çıkmanın vatanına sahip çıkmak olduğu bilinciyle hareket ediyor. Bu ülkenin tarımını da bu ülkenin bütünlüğünü de emekçiler kurtaracaktır.