Yerel Seçimleri Geride Bırakırken…

Yerel Seçimleri Geride Bırakırken…

2019 yerel seçimlerini geride bıraktık. YSK verilerine 57 milyon 94 bin seçmen oy kullandı. Derinleşen ekonomik kriz ve AKP’nin kışkırtıcı söylemlerinin neticesinde Ankara, İzmir ve İstanbul gibi kilit noktalarda Millet İttifakı’nın adayları seçimleri kazandı.

AKP’NİN POLİTİKALARI İFLAS ETMİŞTİR

2002’den bugüne tarım çökertilmiş, Cumhuriyet devriminin kazanımları birer birer özelleştirilmiş, halkımızın sırtına yüksek vergiler bir kamçı gibi vurulmuş, işsizlik sorunu giderek artmış, dış borçlar hat safhaya ulaşmış ve neticede serbest piyasa ekonomisi iflas etmiştir. İthal tohumu teşvik eden, şeker fabrikalarını Amerikan tekeli Cargill’e peşkeş çeken, ABD emperyalizmine karşı mücadele eden Suriye’yi karşısına alan hükümet ne kadar milli olabilir?  Tayyip Erdoğan 31 Mart yerel seçimlerinin ardından Tarabya’daki Huber Köşkü’nden yaptığı ilk açıklamalarda “Türkiye olarak serbest piyasa ekonomisi kurallarından taviz vermeden, kendi hedeflerimiz doğrultusunda oluşturduğumuz güçlü ekonomi programını dikkatle hayata geçireceğiz.” İfadesini kullanmıştı. Buradan AKP ve diğer sistem partileriyle milli hükümet adı altında bir birlik kurup üretim devrimi yapmak gibi bir strateji izleyenlerin tezlerin çürüdüğü anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere AKP neo-liberal ekonomi politikalarını sürdürmekte ısrarlıdır.

SİSTEM İÇERİSİNDE ÇÖZÜM YOKTUR

Halk sistem içerisindeki iki seçenek arasında tercihe zorlanmaktadır, bu iki seçeneğin de köklü çözümler getirmesi mümkün değildir. Halkımızı uyarıyoruz. ABD, miadını dolduran metal yorgunu AKP’nin yerine Millet İttifakını hazırlamaktadır. ABD taşeron terör örgütleri kanalıyla BOP’u yürütürken ve Türkiye için büyük bir tehdit teşkil ederken Millet İttifakı çatısı altında birleşen sistem partilerinin ABD’ye karşı tutumlarını gözler önüne sermekte fayda vardır. CHP, İP ve HDP’nin tüzük, program ve söylemlerine bakıldığında açık bir şekilde Atlantikçi oldukları anlaşılmaktadır. İYİ Parti programının 76. sayfasındaki NATO başlığında açık bir şekilde Türkiye’nin NATO şemsiyesi altında olması gerektiği belirtilmektedir. Yerel seçimlerde pek çok bölgeden aday çıkarmayarak açıkça millet ittifakını destekleyen HDP’nin ABD destekli PKK terör örgütü ve uzantılarının taşeronu, komprador bir sistem partisi olduğu konusunda şüphe yoktur. Devrimciliğin ilk şartı emperyalizme karşı çıkmaktır. Emperyalizm ile uzlaşanlar karşı devrimin saflarına düşmekten kurtulamazlar. ABD ile işbirliği vadedenlerden Türkiye’nin sorunlara köklü çözümler getirmesini beklemek gerçek dışıdır.

TÜRKİYE SOSYALİST HAREKETİNİN DURUMU

Sol görünümlü büyük bir kesim ABD emperyalizmiyle uzlaşarak karşı devrimin saflarına düşmüştür. Bu kesim Kürt meselesini kendisine paravan yapmıştır. TİKP olarak Kürt halkının kaderinin ABD’ye teslim edilmesine müsaade etmeyeceğimizi buradan ilan ediyoruz. Sol içerisinde bir diğer kesim ise sistem partileriyle bir çatı hükümeti kurmayı ve üretim devrimi gibi çözümleri sistem partileriyle beraber hayata geçirmeyi amaçlamaktadır. Bu çözümler de gerçek dışıdır. Sistem partilerinin üretim devrimi yapmak gibi bir amacı yoktur. Sistem partileri ABD ile uzlaşmakta serbest piyasa ekonomisini ısrarla savunmaktadırlar.

Serbest piyasa ekonomisi çökmüştür. İlerleyen aylarda ekonomik kriz daha da derinleşecek, halkımız sistem partilerinin köklü çözümler getiremeyeceğini görecektir. Türkiye devrimci çözümlere mecburdur. Önümüzdeki süreçte Atlantik sisteminin yerini yeni bir Emekçi Cumhuriyeti’nin alması kaçınılmazdır.

İşçi, köylü, öğrenci, aydın, esnaf her milliyetten ezilen ve emekçi halkımızın gerçek ihtiyaçlarını çözebilecek,  demokratik devrimi işçi sınıfı önderliğinde tamamlayarak sosyalizme yönelecek devrimci bir iktidar kurmak için sizleri TİKP saflarında örgütlü mücadeleye davet ediyoruz.

 

TİKP Merkez Komitesi