Küba’da Anayasa Değişikliği ve Gerçekler

Küba’da Anayasa Değişikliği ve Gerçekler

Küba’nın parlamentoda kabul edilen yeni anayasası 13 Ağustos ile 15 Kasım tarihleri arasında halk oylamasına sunulacak. Yeni anayasada ‘komünizm’ sözcüğü çıkarılıyor.

Bu adım, sosyalistler arasında ister istemez yeni bir tartışma başlattı. Oysa; benzer tartışma daha yoğun olarak yaşanmıştı. Tartışmanın konusu ise, sosyalist bir ülkenin tekrar kapitalizme dönüp dönmeyeceği ile ilgiliydi. Gelinen süreçte Rusya ve Çin deneyleri geri dönüşlerin en canlı örnekleridir. Bugün bir kısım sol örgütlerin hatalarının temelinde “sosyalizmde geri dönüş” teorisine karşı çıkmaları ve bu konuda özlü bir özeleştiri yapmamaları yatmaktadır.

Olumlu Göstergeler

  • Küba’da Halkın %95 kendi evinde oturuyor.
  • Dış borcu, borsası, bankası yok.
  • İnsan ömrü ortalama seksen-doksan yıl arası.
  • Dünyanın en iyi ilaçlarından bazıları Küba’da üretiliyor.
  • Herkes ücretsiz sağlık hizmetlerinden faydalanıyor.
  • Ülkede sendikalılık oranı %95;

Olumsuzluklar

Özel mülkiyete izin veren yasalar çıkarıldı. Emekçiler uzun süredir kendi hesaplarına çalışıyorlar. Din özgürlüğü adı altında dini hakları tanıyan bir dizi kararlar alındı. Özel işletmelere daha geniş olanaklar tanınıyor. Bu da, özel sektörün daha da büyümesine hizmet ediyor. Uygulamaya konulan reformlar eşitsizliğe yol açtı. Yeni yetme Küba’lı zenginler türedi.

Sosyalistler Eleştiriden Ve Eleştirmekten Korkmaz!

Nasıl ki, Sovyetler’i ve Çin’i eleştirmek işçi sınıfı devrimciliğinin bir gereği ise, bugün de Küba’yı eleştirmek temel bir görevdir. Bilimsel sosyalistler eleştiriden ve eleştirmekten korkmaz. Şiddetli eleştiri ortamı ve fırtınalı mücadeleler içinde çelikleşirler ve yeni yeni mevziler kazanırlar. Bu nedenle farklı düşüncelerin birbiriyle yarışmasını sağlamanın, proletaryanın önder konumunu daha da güçlendireceğine inanıyoruz. Bunu ortaya koymak Küba halkına ve devletine düşman olduğumuz anlamına gelmez. Tersine; başta Küba olmak üzere, Latin Amerika ülkelerinin Atlantik Sistemi’ne karşı mücadelesini ezilen dünya halklarının yararına görüyoruz. Bu tartışmayı ise; dünyada ve ülkemizde nasıl bir sosyalizm hedeflediğimiz konusunda daha iyi bir program ortaya koyabilmek için yapıyoruz.

Kapitalizme Geri Dönüş Teorisi

1970’lerde dünyada ve ülkemizde sosyalistler arasında sürdürülen en şiddetli iki çizgi mücadelesi, SSCB’de kapitalizme geri dönüş konusunda yaşandı. Mao Zedung, kapitalizme geri dönüş teorisini ortaya koyarak sosyal emperyalizme karşı büyük bir mücadele başlattı. Daha sonra Büyük Proleter Kültür Devrimi’ne önderlik etti ve dünyanın ezilen halklarına büyük bir miras bıraktı.

Tıpkı Sovyetler Birliği’nde olduğu gibi Çin Halk Cumhuriyeti’nde de kapitalizme geri dönüş yaşandı. Bu ülkede kapitalistleşme 70’lerde başlamıştır. 90’larda hızlanarak devam etmiş, günümüzde ise sosyalizmden geri dönüş tarihsel olarak tamamlanmıştır. Bu teori ışığında Küba deneyini de araştırmaya ve incelemeye ihtiyacımız var.

Sovyet Deneyinden Çıkarılan Ders

Sosyalizm, uzun bir tarihi dönemi kapsar. Üretim araçlarının toplumsal mülkiyeti esas olarak tamamlandıktan sonra da kapitalizme geri dönüş tehlikesi vardır; iki sınıf, iki yol, iki çizgi arasındaki mücadele sürer. Üretim araçlarının mülkiyetinin toplumsallaştırılmasından sonra esas tehlike, tasfiye edilen burjuvaziden değil, bizzat parti ve devlet aygıtı içinden gelen kapitalist yolculardan kaynaklanır. Sınıfsız topluma ilerleyen sosyalizmi kurma sürecinin itici gücü, sınıf mücadelesidir.

Bilimsel Sosyalizm Sıradan Bir Bilim mi?

Küba’nın Anayasa’da yaptığı bu değişiklik telâfisi olmayan, yığınakta yapılan büyük bir hatadır. Bilimsel sosyalizm bugün, çeşitli ülkelerdeki pratiklerin ve sosyalist yolu seçmiş olan ülkelerin yönlendirici ideolojisidir. Bilimsel sosyalizm; felsefe, iktisat, askerlik, tarih, hukuk, sosyoloji, eğitim, etik, matematik, antropoloji vb. 10’dan fazla bilimsel disiplinden besleniyor. Küba bu değişiklikle bilimsel sosyalizmi görmezden gelmenin de ötesinde sıradan bir bilim olarak dahi benimsemiyor. Bilimsel sosyalizm, sadece insanlar ve doğa arasındaki ilişkiyi bilimsel olarak açıklamada rehberlik etmek değildir. O, aynı zamanda bu ilişkiyi materyalist bir biçimde ele almada ustalaşmayı da öğretiyor.

Emekçileri siyasal baskıdan, sömürü ve yabancılaşmadan kurtaracak olan bilimsel sosyalizmden vazgeçmek aslında sınıf mücadelesinin de dışında kalmaktır. Rusya, Çin, Vietnam vb. ülkelerin sağa savrulmalarının ve sosyalizmden uzaklaşmalarının temelinde Bilimsel Sosyalizm’in kılavuzluğundan vazgeçmeleri yatmaktadır. Marx ve Engels, proletaryanın ve insanlığın kurtuluş hareketi için bilimsel sosyalist teoriyi kurdular. Sosyalistlerin görevi, Marksizm’in bilimsel ilkelerini ve ruhunu koruyarak, toplumsal pratiklerden de yola çıkarak teoriyi sürekli zenginleştirmek olmalıdır.

Bilimsel Sosyalizmin Rehberliği

1818 -1883 yılları arasındaki kısa zaman diliminde, insanlık tarihi en büyük gelişmeleri en hızlı değişmeleri yaşadı. Olağanüstü pratiklerin yaşandığı bu süreç, yeni ve kapsamlı fikir ve düşünceleri ortaya çıkardı. Kapitalizmin temel çelişmesi keskinleşti ve ekonomik krizlerin patlak vermesine yol açtı. Toplum burjuva ve proletarya olarak uzlaşmaz bir biçimde birbirine karşıt iki sınıfa bölündü. Proletarya bağımsız bir güç olarak tarih sahnesine çıktı. Bu kısacık zaman diliminde bilimsel sosyalizm milyonlarca insanı etkiledi. Toplumları derinden değiştiren başka bir felsefe yoktur. Bilimsel sosyalizmin felsefe tarihinde gerçekleştirdiği devrimci dönüşümünü ve ruhunu özümseyebilirsek, onun proletarya ve insanlığın kurtuluş davasında oynadığı rehberlik işlevini kavrayabiliriz.

Ormanda yolunuzu kaybettiğinizde elinizdeki pusulaya mı bakarsınız, yıldızlara mı? Elbette pusulaya. İşte o pusula bilimsel sosyalizmdir.

Türkiye İşçi Köylü Partisi Merkez Komitesi

Etiketler: # # # #