GENEL BAŞKAN

İSMAİL DURNA

01/03/1953 Tarsus’un Kıristan (Çavdarlı) köyünde doğdu.  Yörük bir aileden geliyor. Çocukluk yıllarını daha çok Çukurova’da ağa çiftliklerinde çalışarak geçirdi. Ağaların baskı ve sömürüsünü yakından gördü.

İlköğrenimini köyünde tamamladı. Daha sonra öğrenimine Tarsus- Kasım Ekenler ve Cengiz Topel ortaokullarında devam etti. O dönem orta okul ve liselerde dahi sol rüzgar esiyordu. Tarsus Amerikan Koleji hariç Tarsus’un bütün liselerini dolaştı. Son olarak da Ticaret lisesinde okul hayatını sürdürdü. Okul yönetimi sağcıydı. Girdiği üniversite sınavında İstanbul Üniversitesi gazetecilik bölümünü kazandı.Tek dersten sınıfta bırakıldığı için kazandığı gazetecilik yüksek okuluna gidemedi. Bu nedenle idarecilerle tartıştı ve bu tartışma sebebiyle ilk kez girdiği cezaevinde üç ay yattı.

İşçilik hayatına STFA’da başladı. Deniz sondajı ustası oldu. Sırasıyla İzmir, İstanbul ve İzmir İpraş’ta çalıştı. İşçileri Yol – İş Sendikası’nda örgütlemeye koyuldu. Sendika hakkını kazanmak üzereyken anarşist olduğu gerekçesiyle polise ihbar edildi ve işten atıldı.

Bu sefer tekrar Tarsus’un yolunu tuttu. Gider gitmez bir grup arkadaşıyla Tarsus Devrimci Gençlik Derneği’nin kuruluşunu gerçekleştirdi ve başkan seçildi. Dernek kısa zamanda bütün Tarsus gençliğini kucakladı ve kitlesel bir güç haline geldi. Dev-Genç’in bir yürüyüş eylemi nedeniyle ceza aldı ve 5 arkadaşıyla birlikte Sıkıyönetim Mahkemesi’nin kararıyla Adana Askeri Cezaevi’nde beş ay hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra PDA’cılarla tanıştı ve örgütlü mücadeleye başladı. Böylece 1974’ten 2006’ya kadar sürecek olan profesyonel devrimcilik hayatına da başlamış oldu. Uzun yıllar sürecek olan köylüleri örgütleme görevini üstlendi. Ceyhan- Sarıbahçe köylülerinin toprak işgallerinde yer aldı. Daha sonra PKK’nin şehit ettiği Mehmet Ongan’la Pazarcık köylerini dolaştı. İncirlik yürüyüşüne katıldı ve görev aldı. Söke Toprak-İş Sendikası’nın mücadele ve örgütlenme çalışmalarında bulundu. 1979’da TİKP’nin İzmir il yönetiminde yer aldı. Partinin taşra sorumluluğunu yürüttü. 1980 darbesinden sonra parti yetkilisinin bildirimiyle kendisine “Parti faaliyetlerinin sonlandırıldığı” iletildi. Karşı çıksa da bir sonuç alamadı. 12 Eylül darbesinin sola yönelik saldırısı bütün şiddetiyle devam ediyordu. Askere gittiğinde Erzurum’da tutuklandı ve Kars Kapı askeri cezaevine konuldu.

Askerden sonra bir süre işsiz kaldı. Önceden tanıdığı köylülerle ilişkisini kesintisiz sürdürdü. Köylülerin desteğiyle dağlardan kekik otu topladı. Daha sonra zeytin ve orman işlerinde çalıştı.

Bu arada 12 Eylül darbesinin silindir gibi üzerinden geçtiği sol toparlanmaya başlamıştı. İstanbul Kuruçeşme’de yapılan solun birliği toplantılarına Tireli köylü arkadaşlarıyla birlikte katıldı. Bu toplantılardan birinde Doğu Perinçek’le görüştü ve Parti’nin bir daha dağıtılmayacağı üzerine sözleştiler. Yeniden örgütlü mücadeleye başladı. Köylü arkadaşlarıyla birlikte 1988’de kurulan Sosyalist Parti’nin Tire İlçe Örgütü’nün kuruluşunu gerçekleştirdi. Tire SP’nin ilk kurulan İlçe örgütüydü. Erkan Yücel’in tiyatro oyunun sahneye konulmasına ve Hasret Gültekin’in konser vermesine önderlik etti.

Sırasıyla Sosyalist Parti, ardından kurulan İşçi Partisi’nin çeşitli yönetim kademelerinde 15 yıl boyunca aralıksız görev yaptı. Partinin Merkez Köylü Bürosu’nun çalışmalarına önderlik etti. Köylü Gazetesi’nin çıkarılmasında ve köylere ulaştırılmasında aralıksız çalıştı. Gazeteye sürekli yazı yazdı. Yine Teori Dergisi’nde tarım ve köylü sorunlarına ilişkin pek çok makalesi vardır. Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen 40’ın üzerinde yapılan köylü kurultaylarına bizzat önderlik etti.

2006 yılında düzenlenen, kitlesel katılımın gerçekleştiği Fındık Mitingi’nin örgütlenmesinin partideki son eylemi olduğunu hayal bile edemezdi. Partinin çağrısına ilk kez üreticiler olağanüstü bir ilgiyle karşılık vermişlerdi.

2006 yılında büyük kongreden önceki son merkez komitesi toplantısında genel başkan Doğu Perinçek’le parti tüzüğündeki amaç bölümüyle ilgili bir tartışma yaşadı. Partinin bütün yaşamı boyunca savunduğu işçi sınıfı önderliği tüzükten çıkarılıyordu. Bununla birlikte ‘Bütün yönetim kademelerinde işçi ve emekçiler çoğunluğu oluşturur’ ibaresi de kaldırılıyordu. İki arkadaşıyla birlikte değişikliğe “Hayır” oyu verdi. 15 gün sonra yapılacak kongrenin bu değişikliğe onay vermeyeceğini düşündü. Oylamada, beklenmedik şekilde; ilk sayımda 120, kamera eşliğinde tekrarlanan ikinci sayımda ise 33 “hayır” çıktı. Partinin program ve tüzüğünden sosyalizm ve işçi önderliği çıkarıldı. İdeolojik hattın değişmesini partinin bayrağı ve adının değişmesi izledi. Böylece parti binalarında sosyalizmin konuşulmasının ayıp sayıldığı bir süreç başlatıldı.

Bir grup arkadaşıyla partiden ayrıldı ve örgütlenme çalışmasına girişti. Önce sosyalist çevrelerle görüşmeler başlattı. Bilim ve Gelecek Dergisi çevresiyle sürdürülen çalışmadan sonuç alamadı. Birlikte çıkarılan Müdahale dergisi 5 sayı çıkabildi. İşçi Kardeşliği Partisi’yle olan çalışmadan da verim alamayınca arkadaşlarıyla birlikte 2010 yılında TİKP’nin kuruluşunu resmen gerçekleştirdi.