Afrin Operasyonu ve Hegemonya Savaşı

Afrin Operasyonu ve Hegemonya Savaşı

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Cumartesi günü havadan ardından da karadan başlattığı Zeytin Dalı Harekatı‘nda Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte sınır bölgesinden 7.5 kilometre içeri girilmiş durumda.

Operasyonda başından itibaren, benzer her durumda olduğu gibi kamuoyunun güç odakları temelinde ayrıştığına tanıklık ediyoruz. AKP iktidarı ve Tayyip Erdoğan kliği operasyondan en büyük vazifeyi çıkartanların başında yer alıyor. Süreci hızla gövde gösterisine dökmeye çalışan çıkışları ve milli kahraman edası ile sonu rabia selamlarına bağlanan konuşmaları ile iktidarlarının devamlılığını ancak ulusal söylem ve uygulamalar ile mümkün olabileceğini düşünüyorlar. Ancak kendileri büyük bir yanılgı içinde. Ülke ekonomimiz en derin krizlerinden birini yaşıyor, devletler tarihin tunç yasalarından biri olarak iç ve dış savaş gündemleri ile asıl sorunlar bir kez daha gözden kaçırılmaya çalışıyor. Tayyip Erdoğanların Cumhurbaşkanlığı seçimine giden süreçte OHAL’i 6.kez uzatarak ve savaş koşulları ile halkı manipüle etmeye çalışan uğraşlarının nafile olduğunu önümüzdeki günler gösterecek.

Afrin operasyonunda kaç kilometre derine gidildiği hangi köylerin kontrol edildiğini kaç bomba kullanıldığını tekelci kapitalistlerin AKP iktidarına eklemlenmiş medya enstrümanları sevinç içinde haber yapadursun, üzerinde düşünülmesi gereken iki önemli açıklamanın altını çizmek gerekiyor.

2 Kritik Nokta

1) Sınırlarına fiilen komşu bir ülkenin askerinin girdiği Suriye devleti ve devlet başkanı Beşar Esad önemli bir açıklama yaptı. Suriye resmi haber ajansı SANA’nın aktardığı açıklamada Esad şunları söyledi: “Türkiye’nin Afrin’e düzenlediği sert saldırı, Türk yönetiminin Suriye krizinin ilk gününden bu yana izlediği ve temelde terörü ve terör örgütlerini desteklemek üzerine inşa edilen politikasından ayrı tutulamaz!”

Beşar Esad’ın, AKP iktidarı ve Tayyip Erdoğan kliğinin doğasını nesnel bir şekilde ifade analiz eden bu açıklaması, meselenin özünü oluşturmaktadır. “Dün dündür, bugün bugün” anlayışını savunan ilkesiz – pragmatik çevrelerin görmezden geldiği bu açıklama AKP iktidarı ve Tayyip Erdoğan kliği altında ülkenin hangi konumlara savrulduğunu ve bundan sonra da savrulabileceğini göstermektedir.

2) Operasyonun başladığı gün ve öncesinde Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov ve ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson arasında önemli telefon görüşmeleri geçti. Gerek ABD gerekse Rus haber ajansları bu konuya kısaca yer verdiler. “Suriye’deki durumu ele alan Lavrov ve Tillerson, ülkenin kuzeyinde istikrarının sağlanması ve Soçi’deki Suriye Ulusal Diyalog Kongresi kapsamında BM himayesinde barışçıl çözüm sürecinin desteklenmesi konularını istişare ettiler” açıklaması yapıldı ve  “uluslararası ve ikili gündemdeki diğer güncel konuları da konuşan Lavrov ve Tillerson, yakın teması sürdürme konusunda mutabık kaldı.” denildi.

Bu açıklama ve peşi sıra yaşanan gelişmeler Afrin Operasyonu’nun en başından itibaren çeşitli sınırlar, konsensuslar ve planlamalar ile gündeme geldiğini ve bölgedeki hegemonik güçlerin TSK’nn girişinden ve atacağı adımlardan ilk aşamasından son aşamasına kadar haber olduğunu ve olacağını göstermektedir. Durumu sanki “ABD’nin planları bozuldu ve kara gücü YPG temizleniyor” şeklinde servis etmek tekelci kapitalistlerin süreçteki rolünü ve kolektif emperyalist karakterini yok saymak anlamına gelmektedir. Bu algı operasyonu sadece AKP iktidarı ve Tayyip Erdoğan kliğinin mevcudiyetinin devamlılığına hizmet etmeye yaramaktadır. Süreç, Ankara yönetiminin bölgedeki hegemonik güçlerin aracısı olduğunu doğrulamaktadır.

Bu iki önemli nokta göz önüne alınmadan Afrin Operasyonu ve benzeri çıkışları yorumlamak doğru ve sağlıklı değildir, kestirme sonuçlara ve yanılgılara götürür. Sorun halen ortadadır. Türkiye’nin tam bağımsızlığının garantörü ne Tayyip Erdoğan kliğinin iktidarını uzatma çabasının aracısı haline getirilen savaşlardır, ne de ABD emperyalizmi başta olmak üzere bölgede ülkemizi taşeronlaştırmaya çalışan ve Tayyip Erdoğan kliğinin arzularına koşullar karşılığında onay veren hegemonik güçlerdir. Oynanan oyunun doğasının ve oyundaki aktörlerin sınıfsal ve jeostratejik analizi yapılmak zorundadır!

Anti-Marksist Boş Söylemlere Dikkat!

Son olarak ABD emperyalizminin tepeden tırnağa silah ve para ile desteklediği bölgesel taşeron oluşumların yana yakıla savunusunu yapmaya çalışan, hiçbir sınıfsal niteliği bulunmayan ve Marksist-Leninist olmayan soyut “Savaşa Hayır” gerici sloganını kullanarak Afrin Operasyonu’na karşı çıkan kesimlerin suyu bulandırma ve durumdan vazife çıkartma yaklaşımlarına karşı her milleten emekçi halkımızı uyanık olmaya, boş sloganlara aldanmamaya, yukarıda bahsettiğimiz iki madde üzerine daha derin düşünmeye ve tam bağımsız ve gerçekten demokratik bir Türkiye için mücadeleye çağırıyoruz.

Türkiye İşçi Köylü Partisi Merkez Komitesi

Etiketler: # # #